NLP, Yeni bir hayata açılan kapı

Değiştiremeyeceğiniz bir geçmiş geride dururken, biçimlendirip sahip olabileceğiniz bir gelecek sizleri bekliyor.

F. Bacon

DEĞİŞİMİ YAKALAYANLAR

 YOLCU

 İnsan dünyaya açık gözleriyle pek çok şey görür,deneyimler.Ben de bir çift gözden ibarettim. Pencerelerime abanmış dışarıyı seyrediyordum,önümden geçenleri... Güzel şeylere bakmaya çalışıyordum. Bakacak güzel şeyler arıyordum, kaçırmamak için belki dört açardım gözlerimi.

 Ve o gün, o güneşli bahar günü bir kadınla tanıştım. O gün üzerimde siyah giysiler vardı, çoğu zaman olduğu gibi. Bana renklerin olumlu etkilerinden bahsettiğinde ona şöyle demiştim:

 - Kendimi gören ben değilim ki giydiğim ve taşıdığım renkler başkalarını ilgilendirir, ben kendimi görmüyorum nasıl olsa...

 Beni kendi cevaplarımla yüzleştiren o tatlı diyalogu hiç unutmam. Bakıyordum ama görmüyordum ve aslında gözlerimle baktığım her şeyde kendimi görüyordum. Dışarıda aradığım şeyler aslında içerideydi. Pek çok şey bildiğimi sandığımda kendimin farkında değildim.

 Bakacak güzel şeylerde aramaktansa, her şeye güzel bakabiliyorum şimdi;
İÇE BAKIŞ!!!. İşte bunu öğrendim.Arıyordum,bulmaya hazırdım,ama tam önümde duran kendimi seyredip, tanıyacağım bir ayna oldu bana Hatice BAYKALLI. O, buna " farkındalık " diyor. Bunu o kadar insanca ve saygıyla yapıyor ki, bütün örtülerinden sıyrılıp çırılçıplak yüreğiyle durabiliyor insan karşısında. Uzun zaman karanlıkta kaldığında, ışıktan kaçma eğiliminde olur insan.

 Sanıldığı kadar kolay değildir ışığa çıkmak.Aydınlığı sorgulayan,yargılayan bir aydınlık değildi. Kaçakların üzerine tutulan ışık gibi de değildi.Artık özgürlüğü hak eden ve kendini mahkum ettiği ve kendi inşa ettiği,tek kişilik hapishanesinden kurtuluşunu,tutukluluk süresinin bittiğini müjdeleyen bir tavrı vardı. Belki en uzun, en hızlı koşusuna hazırladığı sporcusuyla aynı coşkuyu paylaşan antrenör gibiydi bazen. Yolcuya doğru adresi tarif eden iyi kalpli,sıradan biri gibi tevazu içindeydi. İnsanın kendisini şikayet edebileceği en güvenilir mahkemeydi. Adil, dürüst ve ben kimi zaman birlikte kimi zaman kendi kendimeyken yaptığım itiraflarda, suçlu hissettiren duygularımdan, davranışlarımdan kurtulmaya başladım yavaş yavaş. Bağışlıyorum, egomla yüzleşiyorum. O beni değil ben onu yönetiyorum artık. Duygularımı tanımlayabiliyorum, tarafsızca kendimi gözlemliyorum. Kendime ve çevreme daha hoşgörülüyüm. Her gün geliştiğimi ve bunun hep süreceğini hissediyorum.

 Egomun farkındayım, duygularımın düşüncelerime verdiğim tepkiler olduğunu anladım. Ben egomdan,duygularımdan,düşüncelerimden bakan gözlerden ibaret değilim. Bunlardan çok daha fazlasıyım. Varlığımı hissetmeye başladım.Sanki bu bir gezegenin yörüngesine oturması gibi, ya da puzzlle ın eksik parçalarını tamamlayıp resmin bütününü görmek gibi. İnsanın kafasında döndürüp durduğu şarkıyı bestelemesi gibi. Şiirin en son dizesini yazmak gibi; ya da kilidi açacak doğru anahtarı bulması gibi. Mevlana'yı anlamak gibi ; kendini bil dediğinde. Bütünü zerrede görmek belki Yunus gibi.

 Hala arıyorum insan denizinde kendimi. İnsan öyle derin ki ; ama gözüm dışarıda değil artık, her yöne çevrili. Pınarın başındayım, kaynağı buldum.Belki o gün Hatice BAYKALLI ile tanışmasaydım, tekamül sürecimdeki bu sıçramayı çok daha uzun yıllar kat ederek yapacaktım. Bunun için ona minnettarım. Teşekkür etmek, ne kadar da az ve yetersiz kalıyor duyduğum şükran duygusunun yanında.

 Sevgiler Hatice BAYKALLI. İyi yolculuklar yeniçağın bilgesi !!!
SEVİNÇ ALÇİÇEK

 Geri bildirim

 Hatice Baykallı’yı tanıdıktan sonra, hayata bakış açım değişti. Çalışmalarımı planlı olarak hayatıma geçirmeyi öğrendim. Ailemle sorunlarımı konuşarak çözebileceğimi, arkadaşlarımla ve özel yaşantımda olaylara mantıklı ve pozitif yaklaşarak çözmem gerektiğini anladım. İstediğim bir konuda ailemden yardım ve izin alabilmem için o konunun bana ne gibi yarar sağlayacağını, ve buna göre istek belirtmeyi öğrendim. Başkalarını suçlamakla, kendime bahane bulmaktansa, nerde hata yaptığımı bulup bir daha aynı şeyi yapmayarak düzeltmeyi öğrendim. ÖSS’ye hazırlanıyorum. Bir şeyleri başaramamaktan korkuyordum, kendime güvenmiyordum. Güvenmediğim için çalışmalarım yetersiz olduğunu buluyordum. Ama çalışmam tam, güvenim yerinde, istediğim şeyden eminim. İstiyorsam olacağına inanıyorum şimdi. Olayları kendi içimde boğuşturmaktansa, onları hayata geçiriyorum. Geçmişi güzel olayları hatırlayıp, kötü olayları ise beyaz perde olarak görüyorum. Bilgime güvenerek, başkasını değil kendim hareket etmeyi, yaptığım hatalarımı gördüm. Ailemin beni sevmediğini, aslında çocukları ve onların üstünde yük olduğumu düşünüyordum. Ailemden sevgi görmediğimi düşünüp, dışarıda aramıştım. Ama dışarıda aramak yanlış olduğunu, ailemin yerini hiçbirşeyin tutmadığını, ailemin beni önemsediğini gördüm. Aslında her şey bende bitiyormuş. Aileme yaklaşımımda. Düzelttiğimin durum Hatice Baykallı’nın yardımıyla oldu. Şimdi ailemle aram iyi, istediğim şeyi biliyorum. Kendime güvenim var, korkularım yok. İstediğim şeyi yaşamam gerektiğini anladım. Bana bu konularda yardımcı olan Hatice Baykallı’ya sonsuz teşekkür ederim.
Özge ÇINAROĞLU
13.06.2007

Hatice Baykallı
Hatice Baykallı
Hatice Baykallı
Hatice Baykallı
Hatice Baykallı
Hatice Baykallı
Hatice Baykallı
Hatice Baykallı

İLERİ